• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Yazar Sinan Barış ,Taşköprü unutulmaz bir aşk

Yazar Sinan Barış ,Taşköprü unutulmaz bir aşk

Yazar Sinan Barış ,Taşköprü unutulmaz bir aşk Taşköprülü yazar Sinan Barış ile Taşköprüye, yazarlığa ve hayata dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.   Taşköprülü yazar Sinan Barış, size göre Taşköprü nasıl bir yer? Gözümü Taşköprü’de açtım. İlk havasını aldığım, ilk suyunu içtiğim, ilk ekmeğini yediğim, yolunda yürüdüğüm, çamurunu çiğnediğim, ormanında dolaştığım, sarımsak tarlasında çalıştığım, özlediğim, hissettiğim […]

Yazar Sinan Barış ,Taşköprü unutulmaz bir aşk

Taşköprülü yazar Sinan Barış ile Taşköprüye, yazarlığa ve hayata dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Taşköprülü yazar Sinan Barış, size göre Taşköprü nasıl bir yer?

Gözümü Taşköprü’de açtım. İlk havasını aldığım, ilk suyunu içtiğim, ilk ekmeğini yediğim, yolunda yürüdüğüm, çamurunu çiğnediğim, ormanında dolaştığım, sarımsak tarlasında çalıştığım, özlediğim, hissettiğim bir yer. Aklımda, yüreğimde izi kalan bir yer. Taşköprü benim için baba ocağı demek.

Taşköprü insanları, vatanına bayrağına bağlı, misafirperver, iyi insanların yaşadığı bir ilçe. Oradan uzak yaşadıkça bunlara daha fazla özlem duyuyorum, özlüyorum, arıyorum.

Taşköprü’de örnek aldığım ağabeylerim var.

Taşköprü tarlasından pancarından sarımsağından, ağaçlarından, unundan, sucuğundan, pastırmasından lezzet yayan bir ilçe. Sarımsağın faydalarını biliyorsunuz. Böyle bir sebzenin yetiştiği ilçenin insanları da faydalı, suyu da şifalı olur.

Yemeklerimizin lezzeti bir başkadır. Kuyu kebabımız ve daha nice güzel yemeğimiz var. Onun için gezmeyi seven vatandaşlarımızı Taşköprü’ye davet ediyorum. Taşköprü’ye gelin, müzemizi gezin, doğal güzelliklerini, tarihi yerlerini dolaşın, yöresel yemekleri tadın, pazarına çıkın, köylülerden alışveriş yapın.

Taşköprü’nün doğal güzellikleri, tarihi güzellikleri var. şimdi sanayi bölgesi de açıldı. İmalat yapan ve işini büyütmeyi düşünenler, dünyaya açılmak isteyenler için Samsun limanı da oldukça yakın. Arsalar bedava Taşköprü’de. Yatırım yapan iş adamları için vergi muafiyeti ve teşvik kredileri var. Yatırım için, dünyaya açılmak isteyenleri Taşköprü’ye bekliyoruz. Başkanımız ve kaymakamımız gereken misafirperverliği gösterecektir.

 

Kastamonu 580 çeşit yemeğe sahip

Kastamonu birçok kültürün harmanlandığı bir yer. Yöreye özgü 580 çeşit yemeğin olduğunu söylerler. Siyez buğdayından çok farklı lezzetler yapılıyor. Ecevit çorbası, Kastamonu simidi, banduma, perde pilavı, cabadili güveci, çekme helva, turşu, mantar, pastırma ve daha nice yemekleri çok konuşuluyor.

 

Şiir, hikaye yazıyorsunuz. Yazarken neyden besleniyorsunuz?

Yazı yazmak, bir aşk, sevda, hayal, arzu… insanın içini kavuruyor. Onun için yokluk, acı, kader, sevgi, canınızı yakan olaylar, evlat acısı, aşk acısı, kahır gibi kelimelere baktığınızda sizi yazmaya zorluyor. Hayallerinizi süslüyor, yazma arzunuz ortaya çıkıyor. Çevreme cevap vermekten ziyade şiir yazıyorum. Cevabımı şiirle iletiyorum. Konuları hikayeleştiriyorum. Bilgi paylaştıkça güzeldir. Belki yaşadığım zamanda belki öldükten sonra yazılarım, şiirlerim ortaya çıkar ve birilerine faydası olur. Onun için insanları ikan etmek yerine, yarınları yazarak kitapta topluyorum. Çevremdekilere her zaman yazmayı, okutmayı sevdirmeye çalışıyorum.

İyi yazar olmanın sırı nedir?

Yazdıklarınız hem etkili hem de bir solukta okunabilecek yazılar olmalı. İlk önce kendiniz için yazın. Okur için endişelenmeyin çünkü aslında yazarlar öncelikle kendi hikayesini yazar ve sonra kurgular. Kurguyla yola çıkmak yazarın yazdıklarını sahiplenme içgüdüsüne karşı koyabilir.

Televizyonu kapatın. Malzeme toplamak için televizyon iyi bir araç olabilir ama etkisi altında kalmanıza da neden olabilir. Dış dünyadan kendi gözlemlerinizle haberdar olun.

Oku oku oku! Farklı kültürleri, farklı kalemleri, düşünceleri okuyun. Eşsiz yolculuklar yapmanızı sağlar. Deneyimin ve yeni karakterlerle tanışmanın en iyi yolu okumak.

Mola verin. Sürekli yazmaya odaklı düşünürseniz kendinizi dünyaya kapatmış olursunuz. Mola sürenizi kendiniz belirleyin ama hedefinizden de uzaklaşmayın.

Diğer insanları mutlu etmekle çok uğraşmayın. Karşınıza hiç, herkesi mutlu edebilen bir yazar çıktı mı? Olsaydı gözden kaçırmazdık. Tüyo vermekten fazlasını yapmaya kalkarsanız kendi mutluluğunuzu baltalayabilir ve yazmaya küsebilirsiniz.

Kendinize belirli bir süre verin üç ya da dört ay. Çok derin bir yazısıysa belki de daha uzun bir süre olabilir.

Yazarken basitliği temel alın. Okurken tutarlı olup olmadığını göz önünde bulundurun.

Dingin bir anlatıcı olun. Bırakın, heyecanı okuyanlar yaşasın.

Dolaylı anlatımlar yerine adım adım ama düz giden bir yol izlemenin faydasını yazarken de okurken de göreceksiniz.

Sihir aslında içinizde.

MESAM’a üye misiniz?

Kitaplarım var. Gidip üye olacağım, kaydım olsun. Fikirlerim korusun, saygı duyulsun, fikirlerime değer verilsin. Bunun için de kurallara uymak gerekir.

Ben de kurallara uyarak saygı ve sevgi göstermekten gurur duyarım.

Asıl mesleğiniz nedir?

Kuyumculukta geri dönüşüm üzerinde çalışıyorum.  1986 yılında girdim sektöre ama 2006’dan bu yana işime ve görevime daha sıkı sıkı sarılarak geri dönüşüm üzerinde çalışmaya başladım. Hem ekonomiye katkıda bulunuyorum hem de kuyumculuk sektörüne hizmet vermiş oluyorum. Bize gelen geri dönüşüm ürünleri farklı farklı olduğu için 14 ayar, 24 ayar gibi öncelikle bunları ayırıyoruz. Böylelikle kuyumculara net hazır bilgileri veriyoruz.

Burada hayatımı idame ettiriyorum, aileme bakıyorum ama sevdamın peşinden koşmayı da ihmal etmiyorum. Geceleri yazıyorum.

 

Bilgi nedir?

Bilgi, aydınlıktır, ışıktır, yol gösterir. Bilgilerin doğru yerde kullanılması önemlidir. Bilgili olursanız her ortamdan yüksek başarı oranıyla çıkarsınız. Bilgi ağınızı gerektiği gibi kullanırsanız kariyerinize katkıda bulunursunuz.

Bilgi ikiye ayrılıyor; açık öğrenim, gizli öğrenim. Gizli öğrenim, arkadaş, çevre, TV, gazete gibi başkalarından duyulandan besleniyor. Açık öğrenim ise hocasından, gerçek kaynağından öğrenmedir.

Okumanın önemi nedir?

Okuyanın kelime haznesi artar,

Okuyan etkili konuşur,

Okuyan kelimeleri seçerek kullanır,

Okuyan etkili cümleler kurar.

Elinize ne geçerse okuyun. Gazete, kitap, şiir okuyun. Kendiniz için, başarılı olmak, mutlu olmak için okuyun. Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü var. “Çocukluğumda elime geçen iki kuruştan birini kitaba vermeseydim bugün yaptığım işlerin hiçbirini yapamazdım.”

Okuduklarınızı not alın. Okudukça kelime hazneniz gelişecek ve konuşmanız güzelleşecek. Çocuklarınıza da örnek bir ebeveyn olacaksınız.

Sevgi nedir?

Sevgi kötülüğü yok eder, iyilikleri yayar, katı kalpleri yumuşatır. Sevgi karşılıklıdır ve iki tarafa da kazandırır; sevgiyi veren mutlu olur, sevilen şefkat duyar.

Güven nedir?

Güven, çekirge gibidir, kaçınca bir daha geri gelmez.

Baba nedir?

Babası ile vakit geçirene, babasını dinleyene, babasına zaman ayırıp kocaman sarılabilene ne mutlu.

Anne nedir?

Anne cennet kapısıdır. İnsan bu kapıdan girmesini bilmelidir. Annesine vakit ayırana ne mutlu.

Kardeş nedir?

Gönül aynasıdır. Bakmasını bilene, kardeşiyle vakit geçirene ne mutlu.

Kardeş açığını yakalayan değil, açığını kapatandır. Sohbetinden, paylaşmaktan mutlu olandır. Onun için ben çok şanslıyım. Ablam bana çok destek verir ve bu hayallerimi güçlendirir. Diğer ablam benimle oynayan, eğleyen kişidir. İki kız kardeşin bir erkek kardeşi olmak benim çok şanslı olduğumu gösteriyor. 2 bayanın elinden yetişmiş, topluma bırakılmış biriyim. Onların denetlemesi, sıkı takip etmesi beni daha çok güçlendiriyor. Onların varlı beni güçlü kılıyor.

Usta olmak nedir?

Öğrenci hocasıyla cebelleşir, asker komutanıyla cebelleşir ama saygıdan ve görevden dolayı itaat eder. İşini severek yapmaya devam eder.

Ama her ne olursa olsun ustadan ustalığını öğrenmesini bilmek gerek.

Hile ve insan ne demektir?

Hile yapan insan bunun karşılığını, yaşattığını yaşayarak alır. Arkadaşın sana hile yaparsa sabırlı ol, acele etme, beklemesini bil. Yanlışa yanlışla karşılık verme o zaten layığını bulacaktır.

Kötü ahlaklı insanlar 

Ahlakı kötü olan insanlarla asla arkadaş olma. Hayatındaki en büyük darbeyi bu arkadaşlarından yersin. Darbesi ağır olur, bedelini, malınızla hatta canınızla ödersiniz.

Kibirli insanlar

Bu insanlar kendisini akıllı, gönlünü güzel gösterir. Güzel giyinir, sofrası geniş ve zengin olur. Övgü dolu cümleler kurar ama yine de gizli bir kibri olur. Böyle insanlardan uzak durun.

Küsmek

Bir mümin bir başka bir müminle ancak 3 gün küs kalabilir. Küsmek çocuk işidir. Akıllı, olgun insanlar küsmez. Fikirler ayrı, farklı olabilir. Kabullenmeyebilirsin, kızabilirsin hatta tartışabilirsin. İnanın zaten bu durum zaman içinde geçer gider, unutulur akılda bile kalmaz.

Gönül dili önemli

Ağızdan çıkan kelimelerin nereden geldiği önemlidir. Kelimeler, keskin, kırıcı olabilir. O kelimelerin ifade ettiği mana, geldiği yere göre değişir. Kelimeler gönül telinden geliyorsa tesiri de algılaması da farklı olur. Gönülden çıkan gönüle ulaşır, unutmayın.

Söz verme

Bir kimseye söz vermeden önce iyi düşünün. Fakat verdiğiniz sözden de asla geri dönmeyin.

Sizce hayal etmek ne demek?

İsteklerimizi gerçekleşmiş gibi hissetmek,

Sahip olamadığımız şeyleri istemek,

İş sahibi olmak,

İç dünyamızın yansıması,

Mutlu olmak,

Gelecek plan ve beklentiler,

Hedeflerime ulaşmak,

Düşünmek,

Para, zenginlik.

En büyük hayaliniz nedir?

Meslek sahibi olmak, kendimi güvence altına almak. Kitap yazmak. Çevremdekilere, ülkemdekilere kitap okumayı sevdirmek.

Gençlere kitap okumayı sevdirmek için çalışmayı çok isterim. Köy köy dolaşıp kitabın tadını gençlere anlatmak isterim.

Hayalini gerçekleştirmek için en çok ihtiyaç duyduğun şey?

Para,

Özgürlük,

Şans,

Fırsat,

Yazmak.

Girişimcilik ne demek?

Fırsatları kaçırmamak,

Kendi işini yapmak,

Atılım yapmak, bir işe girmek,

Hayalindeki işi yapmak,

Cesaretli, korkusuz olmak,

Yeni şeyler üretmek,

Yaratıcı olmak.

Girişimci olmak için ne yapmak gerekir?

Hayal etmek,

İstekli olmak,

Yatırımcı bulmak,

Araştırma yapmak.

Ulu Kavak hikayesinden ders alalım diye hatırlatmak istedim

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurun ve güneşin etkisiyle hızlı bir şekilde büyümüş kavak ağacıyla aynı boya gelmiş.

Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:

Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?

On yılda demiş kavak.

On yılda mı? diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak! Doğru demiş ağaç, doğru. Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak üşümeye ve sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış.

Endişeyle kavağa sormuş:

Neler oluyor bana ağaç?

Ölüyorsun demiş kavak.

Niçin?

Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.

Anlamak üzerine

İletişim deniz gibidir. Kişilere göre farklı formüller uygulamak zorundasınız. Bir gün iki metrelik suya dalarsınız, bir gün on beş metreye tek nefesle inersiniz. Hepsinde de farklı teknikler kullanırsınız. Kişiler de öyledir. İnsanları anlamak çaba gerektirir ve buna kesinlikle değer. Anlamaya başladıkça daha çok seversiniz. Okumayı, yazmayı kesinlikle ihmal etmeyin.

Gazeteci-Yazar

Ayson Karabağ

Bakırköydenhaber gazetesı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. Ayson bey yeni filizleri bulup yeşermeside katkı sağladığınız için teşekkürler. Kuzenim Sinan Barış seninle gurur duyuyoruz. ” Sıyrılıp gelmektedir seher belliki yakındır.”

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM