• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
İstanbul  Bölükbaş Köyü Kültür  ve  Dayanışma Derneği v nin Kaz gecesi

İstanbul Bölükbaş Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği v nin Kaz gecesi

İstanbul Bölükbaş Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği v nin Kaz gecesi AYDA GELEN GÜL ÜSTÜ, HER GÜN GELEN KUL ÜSTÜ Kars Bölükbaş Köyü Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nin başkan yardımcısı olan Emin Demirci’yi misafir olarak ziyaret ettim. Erken saatte gittim, yeni yeni insanların gelmeye başladığını gördüm. İlkay Yediel, bizi karşıladı, istediğiniz yere buyurabilirsiniz dedi. Bizde yakışan […]

İstanbul Bölükbaş Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği v nin Kaz gecesi

AYDA GELEN GÜL ÜSTÜ, HER GÜN GELEN KUL ÜSTÜ

Kars Bölükbaş Köyü Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nin başkan yardımcısı olan Emin Demirci’yi misafir olarak ziyaret ettim. Erken saatte gittim, yeni yeni insanların gelmeye başladığını gördüm. İlkay Yediel, bizi karşıladı, istediğiniz yere buyurabilirsiniz dedi. Bizde yakışan bir masaya oturduk. Yaşlı bir amcayı takip ettim, onu seyrettim bir süre ve adını öğrendim. Mülazım Demirci herkesle kucaklaşırken gördüm. Öpüyordu, sohbet ediyordu insanlarla. Bir hasretle bayram havası vardı sanki ortamda. Her masada Kars usulü helva bulunuyordu. Bu helvanın yapılışı çok zahmetlidir, 8 saat sürüyor, ayakta karıştırmak gerekir, çok emek harcamak gerekir. Bunu Karslı kadınlar çok güzel yaparlar ama her Karslı bu helvayı yapamaz. Helvadan daha fazla yememek için kendimi zor tuttum. Bir yanda çeçil peyniri, diğer yanda turşu. Bir çevremdeki insanlara, bir masadaki helvaya bakıyordum. İnsanlar geldikçe, birbirleriyle tanışıyor, birbirleriyle sarılıyordu, tam bir bayram havası gibiydi içerisi. Herkeste özlem vardı, köyünün özlemi, bu duruma duygulanmamak elde değildi.

Çoşkun Gülen bir konuşma yaptı;

‘’Biz çok şanslıydık, köyümüzde topumuzu oynardır. Çok güzeldi o zamanlar. Çaya gider, gezerdik. Kazlarımızı otlatırdık. Gençliğimizi çok güzel yaşadık ama kışın soğuğunda çok zorlandık, çok çile çektik. Şimdi köyüm burnumda tutuyor. Köyümü özledim, kara lastiğimi, çamurunu özledim.’’ Bu konuşmaları bizi köye götürdü resmen. Orada yaşayanları canlandırdık, duygulandık. Köyde yaşayan insanlarımıza hasretlendik.

Başkan İlkiay Yediel’de bir konuşma yaptı;

‘’Köylülerim hoşgeldiniz, gelende sağ olsun, gelmeyende sağ olsun. Ankara’dan köy derneğimizin başkanı ve yönetimi geldiler, hoş geldiler, sefa getirdiler. Ayağınıza, yüreğinize sağlık. Allah, birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Allah, sizlerin yüzünüzü güldürsün. Ailenizle birlikte güzel günler olmazdı. Şirin olun, var olun, Bölükbaşlı olun.

Derneğimizde hayallerimizi paylaşmak isterim.

Derneğimize üye olarak, birlik ve beraberlik içerisinde olalım. Dernek olarak, yaşlılarımızı bir araya getirelim, gezilere götürelim, termallere götürelim. Hem gezmiş olsunlar hem de sohbetimiz çoğalsın, ilaç gibi olacak günler yaşatmak, yapmak isterim. Derneğimizin üyelerinin çocuklarından işsiz olanların kapılarını çalalım, onlara kapı kapı iş arayalım. Ayda bir ailecek, grup grup kahvaltıda buluşturmak isterim. Girişimci kadın kollarımızın gelişmesi, işlerini kurdurmak için kadınlarımıza rehberlik yapmak, yeteneklerini geliştirmek isterim. Köyümüzdeki gençleri İstanbul’da ağırlayarak, gezdirerek, ufuklarının açılmasını, rehberlik yapmak isterim. Köyümüze kütüphane açılması için çalışmak isterim. Köy derneği olarak hepinizin eli, gözü, kulağı olmak için, sizin için çalışmak isterim.

Mülazim Demirci; ‘’Ben köyüme aşığım.’’

‘’Köyümü çok seviyorum, köylülerimle gurur duyuyorum. Köyümde çok güzel, çok zeki insanlar var, misafirperverlikler var. Yediren, içiren, ellerden tutan birlik ve beraberlik var. Bölükbaş Derneğini kuran, önderlik yapanların huzurunda teşekkür ederim, iyi ki varsınız, iyi ki köylümüzsünüz. Birlik ve beraberlik içerisinde olalım her zaman. Acılarımızda, mutluluğumuzda yan yana olalım. Onun için derneğimize sahip çıkalım, güçlü olalım, omuz verelim her zaman birbirimize. Kültürümüzü, örflerimizi, yemeklerimizi, aşımızı, oyunlarımızı yeni nesle öğretin, anlatın. Bir bahçıvan nasıl çiçek yetiştiriyorsa, suluyorsa, nasıl bakıyorsa, sizde derneğin çatısının altındaki insanlarla bu şekilde birlik ve beraberlik içerisinde olmak hepimize çok şey kazandıracaktır. Hepiniz hoş geldiniz, sefa getirdiniz, yüzünüz hep gülsün.’’

Kars’ın gururu, Kars’ın aşığı Mürsel Sina

Sazı ile sözü ile, gönüllere mesaj veren. Büyük zevkle dinlediler, ‘hoş gelmişsin’ şarkısı ile geceyi onur etti. Bölükbaşlı sanatçımızın, sazını öperek onur ettiler ve para taktılar. Para takmak bizde bir adettir, değer vermektir, onur etmektir.

Davul ve zurna çaldığı anda sahne doldu taştı.

Kars oyunları, Karslıların için içini yiyor. Kars oyunlarında bir centilmenlik var, bir duruş var, bir mesaj var, birlik ve beraberliği var. Paylaşım var, kaynaşmak var, Kars oyunları farklıdır. Her Karslı oyunu sever. İnsanlar oynamaya başladığında aşka gelirler. Kars oyunları oynayarak, birbirinden güzel havalarla eğlendiler. Kaz yemekleri yenildi, çaylar ikram edildi. Dernek, unutulmayacak bir Kars gecesi yaşattı. Bize bu duyguyu yaşatan Emir Demirci, İlkiay Yediel, Çoşkun Gülen, İhsan Biçer, Soner Aslan’a sayfamızdan çok teşekkür ederiz, artık bizde Bölükbaşlıyız. Her aktivitelerini yazmak, paylaşmak isterim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM