• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Jerry HİRİMYAN’dan  Sanat Her Devletin İftihar Kaynağıdır

Jerry HİRİMYAN’dan Sanat Her Devletin İftihar Kaynağıdır

Jerry HİRİMYAN ‘dan Sanat Her Devletin İftihar Kaynağıdır Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Genel Sanat Yönetmeni Sabahattin ÖZBAKIR, ‘’Matematiği Bilmeyen Yapamaz, Sanat Çalışma Ve Disiplin Gerektirir’’ Sabahattin Özbakır, Türkiye’de eksikliği hissedilen sanat ve meslekte ihtiyaç duyulan alanlarda program hazırlayıp, yaklaşık 30 yıldır sanat eğitimi veren Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları’nın genel sanat yönetmeni . Türkiye’nin […]

Jerry HİRİMYAN ‘dan Sanat Her Devletin İftihar Kaynağıdır

Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Genel Sanat Yönetmeni
Sabahattin ÖZBAKIR,
‘’Matematiği Bilmeyen Yapamaz, Sanat Çalışma Ve Disiplin Gerektirir’’

Sabahattin Özbakır, Türkiye’de eksikliği hissedilen sanat ve meslekte ihtiyaç duyulan alanlarda program hazırlayıp, yaklaşık 30 yıldır sanat eğitimi veren Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları’nın genel sanat yönetmeni . Türkiye’nin ilk tek 4 bölümlü özel güzel sanatlar lisesi olan Pera Güzel Sanatlar Lisesi ile sanattan yana tercihini kullanan öğrencilere yol gösteriyor.
ŞİŞLİ’deki Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi ve ortaokulunun yanı sıra Kadıköy’de Sanat ve Meslek Okulu ve Kanada’da uluslararası dil okulu bulunan Özbakır, sanatla matematiğin iç içe olduğunu söyleyerek, “Matematiği bilmeyen sanatı yapamaz. Kitap okumayan bunların hiçbirini başaramaz” diyor. Öğrencilerine ev ödevi olarak sinema ve tiyatro izlemeyi, galeri gezmeyi verdiklerini söyleyen Özbakır, sanatın ciddi çalışma ve disiplin gerektirdiğini belirtiyor.
Özbakır ile kurduğu okulu ve sanat eğitimini konuştuk:

Niçin sanat alanında bir eğitim kurumu açtınız?
Konservatuvarda piyano alanında okudum, Amerika’da işletme yüksek lisansı yaptım. Türkiye ye dönünce güzel sanatlar ile ilgili çalışmalara başladım. Özel dersler veriyordum, öğrenciler yetiştiriyordum.. Ayrıca profesyonel müzik hayatım vardı. İstanbul’un değişik yerlerinde orkestramla çalışmalar yaptım. Cihangir’de 1990’da üç odalı bir kurs merkezi açtım. İlk programlar müzik alanındaydı. Biraz da el sanatları eğitimi vardı. İnsanlar arzulu, istekli olunca talebi de görünce bölümleri çoğaltmaya başladık. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu’na da ilk yıllarda sanat programları yazdım. 35’e yakın program yaptım. Bu programlar güzel sanatların bütün alanlarında kullanıldı.

Kursa ilgi olunca okul mu açtınız?
– Kursa ilgi olunca daha büyük bir yere geçtik. 1990-1994 arasında kurs olarak bütün kapasitemiz doldu. Cihangir’de olduğu için AKM’den sanatçı öğretmen arkadaşlarımız tiyatro, bale konusunda bizde derslere giriyordu.
Sanatçılardan destek aldığımız için uzun yıllardır böyle devam ediyor. 4 sene sonunda artık okullaştırma sürecine döndük. 1995 yılında Türkiye’nin özel ilk güzel sanatlar lisesini açtık. Resim ve müzik alanına daha sonra tiyatroyu ekledik müfredatını yaptık. Bir süre sonra bale ve dans programları oluştu. Sanatın dört farklı disiplinini veren ilk ve tek okuluz. Müzik, resim, tiyatro ve bale ve dans bölümlerimiz var.

Bale ve dans lise eğitimi veren tek okulsunuz değil mi?
Evet,bale ve dans sadece Türkiye’de bizde. 10 bin 549 liseden sadece bizde bu bölüm var. Bu bölümleri açmak kolay değil. Çünkü alt yapı yok, öğretmen bulmak zor.

Güzel sanatlara sınavla öğrenci alınmaz, çocuğun isteğine bakılır
Güzel sanatlar alanında istek olmazsa bir çocuğun yapabileceği bir eğitim değil. Temel prensip öğrencinin istekli olması. Çocuğun sanatın ciddi bir disiplin olduğu ve çok çalışması gerektiğini bilmesi lazım. İsteği olmayan tembel öğrencinin yapacağı bir şey değil bu okul. İstediği alanla ilgili çalışması gerektiğini çocuk bilmeli. Zaten istek ve çalışma olunca işin yüzde 80’ini halletmiş oluyor. Üstüne de yeteneğini koyarsa başarılı oluyor. Bilgi olmadan başarı elde edilmez.
Okulumuza öğrenci alırken sınayacağımız bir şey yok. Mülakat yapıyoruz, çocuğun ana fikrini anlamaya çalışıyoruz. İki bölüm seçtiriyoruz. Tek başına bir alanda eğitmiyoruz. Tiyatrocu müzik bilmiyorsa şarkı söylemiyorsa yaptığı işte eksik olur. Resimci müzik de yapabilir, bale de. Sanat alanında disiplinler arası ilişki çok önemli onun için Sanat perspektifi çok kaçışlı ve geniş anlatımı üç boyutludur.

Ev ödevimiz film, tiyatro izlesin, sergi gezsin
İngilizce ve İtalyanca derslerimiz var. Yabancı dil haftada 14 saat. Kültür derslerinde Türkçe, matematik alanında eğitim veriyoruz. Yabancı dilde iddialıyız. Eve ödev vermiyoruz ama “Git sinema, tiyatro izle, galeri gez, kitap oku” diyoruz. Zaten sosyal, kültürel olarak geliştirmezseniz çocuğu matematik de fizik kimya da yapamaz, yaptığından da bir şey anlamaz ezberci olur. Günümüzde çocukların sosyal taraflarında çok büyük eksikler var. Sosyal olması için çocuğun gerçekten çok kitap okuması ve doğru bilgi lazım.
Matematik sorularının yapılamamasının temel nedenlerinden biri çocukların soruyu anlamamasıdır, yani kitap okumamasıdır, işte işin formülü bu. Kitap okuyan bir öğrenci okuduğunu anlıyorsa ve yorumluyorsa ondan başarı bekleyin.

Sanat ciddi bir çalışma ve disiplindir
Veliler çocuklarına çok ama çok kitap okutsun. Güzel sanatlar o kadar zor bir alan ki! Bir piyanist ancak 15 yılda yetişir, olgunlaşma seviyesine ulaşır. Tıpta 12 yıl okuyunca uzman olunuyor. İki nota bildi, tuşa bastı diye piyanist olunmaz. Çalışmak, çok çalışmak gerekiyor. Çalışma yapmayan biri başarılı olmaz, sanatçı hiç olmaz. Sanatı ciddi bir çalışma ve disiplin olarak görmek lazım. Dinlemeyi, anlamayı, yorumlamayı, okumayı bilmeyen sanatçı olamaz. Bunlar varsa disiplin var disiplin varsa başarı vardır.

Bizim okula çocuklar aileleri elinden tutup getiriyor
Bizi öncelikle çocuklar keşfediyor. Ailelerinin ellerinden tutup getiriyorlar. Anne baba “Burası nasıldır,nedir bilmiyoruz çocuk aldı getirdi bizi” diyor. Çocuk animasyon yapmak istiyorsa aile bunu anlamıyor, bize soruyor. Oysa bilse ki dünyadaki çocuk oyunları dahil olmak üzere oyun ticaretinin kurumsal yapıların hatta televizyona çıkan herhangi bir reklamın da içinde animasyon var o zaman olaya çok farklı bakacak.

Çocukların sosyalleşmesi lazım
Çocukların çok kitap okuması lazım. Bizim bilgi eksiğimiz var. Bilgimiz olmadığı için o yönlendirmeyi yapamıyoruz. Biz, kapıdan giren çocuktan ilk olarak Yunan mitolojisini oku Rönesansı oku diyoruz. Bütün filmler, oyunlar mitolojik kahramanlardan çıkıyor. Çocuğun hayal gücünün gelişmesi lazım.
Biz çocuğumuzu sosyalleştirir geliştirirsek matematiği de buna bağlı gelişir. Sosyalleşme büyüme hepsiyle beraber olur tek başına olmaz. Matematik harflarle yazılarla olmaz. O bilgiyi aktarmadığını, kültürü veremediğiniz sürece çocuk matematiği anlamıyor. Matematiği anlamak için önce okumalı sonra tasarlamalı. Veliler çocukları biraz özgür, serbest bıraksınlar, müdahale etmesinler.
Çocuğun sorumluluğunu kendileri almasın.
Çocuğuna sorumluluk vermeli ve güven aşılamalılar. Fikirlerine saygı göstermeliyiz ancak yol göstermeyi de ihmal etmememiz lazım.

Piyano çalan biri matematiği herkesten daha iyi biliyordur.
Düşünün piyano çalan insan sağ ve sol elini aynı anda kullanıyor, sağ ayağı ile pedala basıyor, sol ayakla ritm tutuyor, önündeki sağ ve sol el notalarını okuyor, yorum ekliyor. Bu çocuğun matematiği iyi olmasa bunları yapabilir mi? Çocuk matematik ve fen bilmiyor gitsin piyano çalsın diye düşünen varsa bunu bilmesi lazım. Bütün alanlarda matematik bilgisi şart. Bizim en büyük tespitlerimizden biri çocukların okuduğunu anlamaması. Anlamadıklarında çocuklar uzaklaşıyor. Matematik, fizik de yapamıyor.

2019 yılının sağlık, sevgi ve başarılarla dolu bir yıl olması temennisiyle!…

Jerry HİRİMYAN
Sanat Yönetmeni Ve
Ve Proje Danışmanı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM