• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Höşmerim Alican Tatlısı İşi Kadar Tatlı İşletme Sahibi: Esat Alıcan

Höşmerim Alican Tatlısı İşi Kadar Tatlı İşletme Sahibi: Esat Alıcan

Höşmerim Alican Tatlısı İşi Kadar Tatlı İşletme Sahibi: Esat Alıcan Esat Alıcan, kısaca kendinizden bahseder misiniz? 15 Nisan 1976 yılında Balıkesir’de dünyaya gelmişim. İlköğretim mezunuyum ve 3 çocuk babasıyım. Gıda sektörünün, tatlı alanında 20 senedir çalışıyorum. Ayson Karabağ ile olan hikayenizi anlatır mısınız? Balıkesir oto garında bizim satış noktamız bulunmaktadır. Ayson Bey de oradan bir […]

Höşmerim Alican Tatlısı İşi Kadar Tatlı İşletme Sahibi: Esat Alıcan

Esat Alıcan, kısaca kendinizden bahseder misiniz?

15 Nisan 1976 yılında Balıkesir’de dünyaya gelmişim. İlköğretim mezunuyum ve 3 çocuk babasıyım. Gıda sektörünün, tatlı alanında 20 senedir çalışıyorum.

Ayson Karabağ ile olan hikayenizi anlatır mısınız?

Balıkesir oto garında bizim satış noktamız bulunmaktadır. Ayson Bey de oradan bir ürünümüzü almış ve görevli arkadaşa kartını bırakmış. Ben de bu bilgiyi alınca kendisini aramak, konuşmak istedim. Sonrasında da kendisini ziyaret ederek, hediyelerini kendisine ilettim. Ve 15 senelik dostluğumuz böyle başladı ve kendisiyle iletişimimiz hiçbir şekilde kesilmedi. Bilgi alışverişimize senelerdir aynı tatta devam ediyoruz. Ben markamla, tüm Türkiye’ye yayılmak istiyorum. Fakat tanıtım ve reklam öyle bir iştir ki, ekip ile çalışman gerekir. Ve Ayson Karabağ’ın bu anlamda bir fikri vardı. Bir broşürde olması gerekenleri söylemişti.

1- Bilgi vermek

2- Özendirmek

3- Güven vermek

4- Harekete geçirmek

5- Satışa yönlendirmek

Eğer bunların hepsi bir broşürde yer alıyorsa, markanı başarıya götüreceğini belirtmişti. Bu dediklerini yıllardır hiç unutmuyorum. Ben o gün Ayson Bey’in bana anlattıklarından anlamıştım, pazarlamanın bir ekip işi olduğunu ve inanmanın başarmanın yarısı olduğunu. İnsan öyle bir varlık ki, paraya adeta hayatını vermiş. Bir şeye sizden fazla vereni bulurlarsa, sizi hemen satmaya yelteniyorlar. Böyle insanlarla o yüzden bir yola çıkma düşüncesi dahi korkutuyor insanı. Bu sebeple mutfakta eşim, dışarda kendim ve güvendiğim insanlarla beraber olmaya çalışıyorum. Biz Balıkesir’de bir marka olmayı başardık fakat markamızın tüm Türkiye ve dünya tarafından da bilinmesini istiyoruz.

Höşmerim markasının hikayesinden biraz bahseder misiniz?

Eskiden karı kocalar, aralarında ’erim’ sözcüğünü kullanır ve sürekli olarak eşlerini anlatırken ‘erim geldi, erim gitti’ gibi tanımlamalara yer verirlerdi. Bir gün askerden gelen nişanlısına ne yaparım düşüncesi içinde olan kız, süt ve unu karıştırarak pişirmiş ve onu bir kaba koyarken ‘nasıl lezzeti erim’ diye sormuş. E tabi asker de, nişanlısının kendi elinden olduğu için çok sevdiğini ve çok lezzetli bulduğunu söylemiş. İşte höşmerim böyle böyle bu zamanlara kadar gelmiş.

Gıda sektörü içerisinde tatlı satmak size neler hissettiriyor?

Misafirlerimize eşsiz tatlılarımızı sunduğumuzda ve onlar yemeğe başladığında mutluluklarını yüzlerinde görmek çok güzel bir duygu. Biz her zaman veren el, alan elden üstündür görüşü ile işimizi yaptık. Bunu kendimize hayat felsefesi edindiğimiz için de göz hakkına ve işini sevgiyle yapmaya çok önem verdik. Bu sebeple de dükkanımıza adım atan herkese ikramımız vardır. Balıkesir halkı da artık bizi tanıdığı için, misafirlere gittiklerinde bize uğramadan gitmezler. Bu durum tabi ki bizi çok mutlu ediyor. Tatlı öyle bir lezzettir ki, insanları gülümsetir. Bizim tatlılarımızın da bu anlamda tabi ki yeri farklıdır, damakları şenlendirecek tatlılarımız vardır. Höşmerim yiyenlerde ne dert kalır ne de tasa. Ben de bu durumdan çok mutluyum, kendimi tatlı sektöründe olduğum için de ayrıca şanslı hissediyorum.

Müşterilerinize sunduğunuz reçeteleriniz var mıdır?

Cömertlik, şerefi koruyan bir sıfattır. Kötü kişilerin ağzını bağlar, sevgilerini ortaya çıkarır. Biz de tam anlamıyla böyle bir iş yapıyoruz ve insanların gülümseme sebeplerini ortaya çıkarıyoruz. İnsanları gülümsetebilmek, son derece gurur veren bir şeydir. Ve bizim için müşteri, anne ve babadan farksız değildir. Onları ailemizden görüyoruz.

Başarınızın altında yatan sebep sizce nedir?

Sosyal sorumluluk bilinci, topluma duyarlı olmak, müşteri memnuniyetine önem vermek, her zaman yenilikçi olmak, enerji içerisinde yaşamak ve yaptığımız işi sevmek şeklinde özetlenebilir. Kendimize güveniyoruz, takım ruhu içerisinde çalışıyoruz. Bu 20 senedir bu şekilde devam ediyor. Biz kendimizi bu işte tanıdık, hala da bu işe devam ediyoruz. Hem damaklara hem de yüreklere dokunuyoruz. Bu sebeple de işimizde başarılı olmayı sürdürüyoruz.

Bayilik vererek işinizi geliştirmek ister misiniz?

Tabi ki isterim ama mal ve parasını almak olmamalı asıl mesele. İşe 4 elle sarılan insanlara ihtiyaç vardır. Böyle insanlar da pek olmayı için, bayilik vermedim bugüne kadar. Bayilik öyle bir şey ki, sizin markanızı tek bir hatayla devirebilir, tek bir başarıyla da zirveye çıkarabilir. Bize lazım olan, işini seven insanlar, alın teri ile çalışan insanlar olmaktadır.

Başarılı bayilikler için gerekenler nelerdir?

Sevginin olduğu yerde, şefkat de vardır, güven de vardır. Ve bunlar beraberinde başarıyı meydana getirirler. Güven zaten çekirge gibidir, bir zıplar iki zıplar ama kaçınca bir daha geri gelmez Biz de o yüzden güven temelli çalışıyoruz. Sevgi ve güven temelli bir işimiz olmalı ki, adımızı geleceğe yazdıralım.

Müşteri kitlenizden biraz bahseder misiniz?

Bizim müşterilerimiz, ürünlerimiz gibi tatlı insanlardan oluşur. Her birinin gözlerinden sevgi akar, dillerinde şerbet vardır. Eğitime aşık insanlardan oluşmaktadır. Hem yemeyi hem de yedirmeyi severler. İkramı almayı da vermeyi de ayrı ayrı severler. Müşterilerimiz, bizim hocalarımızdır aslında. Onlar bizi denetler, onların beğenisine göre şekilleniriz biz de. O yüzden onları kırmak, yapılacak son şey bile değildir.
bilgi için 0536 7358838

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM