• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Gazeteci Ayson Karabağ ile Yaptığımız Söyleşinin Detayları… Keyifli okumalar.

Gazeteci Ayson Karabağ ile Yaptığımız Söyleşinin Detayları… Keyifli okumalar.

Gazeteci Ayson Karabağ ile yaptığımız söyleşinin detayları… Keyifli okumalar. Biz, yaratıcılığımızla bir ekol yarattık Gazeteci Ayson Karabağ ile yaptığımız söyleşinin detayları… Keyifli okumalar. Henüz 21 yaşında, metropol İstanbul’da kariyerimin başında iken kendimi kitapla geliştirmeye başladım. Basın alanında en iyiler arasına girmek için bir hedef belirledim. Bu yolda eğitim almaya devam ederek ilerledim. Tecrübeleri ağabeylerimizi dinleyerek, […]

Gazeteci Ayson Karabağ ile yaptığımız söyleşinin detayları… Keyifli okumalar.

Biz, yaratıcılığımızla bir ekol yarattık
Gazeteci Ayson Karabağ ile yaptığımız söyleşinin detayları… Keyifli okumalar.

Henüz 21 yaşında, metropol İstanbul’da kariyerimin başında iken kendimi kitapla geliştirmeye başladım. Basın alanında en iyiler arasına girmek için bir hedef belirledim. Bu yolda eğitim almaya devam ederek ilerledim. Tecrübeleri ağabeylerimizi dinleyerek, not olarak çalıştım. Yapacaklarımı hayal edip içimde besledim, o işte başarılı olmanın yolunu hazırladım.
Sekreter dergisi çıkardım. Sekreterlik kitapları yazdım. Bakırköy’de olduğum, burayı sevdiğim için buranın gelişimine katkı sağlamak için Bakırköydenhaber gazetesini çıkardım. Yoluma devam ediyorum.

Sürekli göz önünde olmanın, tanınmanın sakıncalarına şahit oldunuz mu?
Sakıncalarına ve can sıkıcı tarafına şahit olmadım. Bazı insanlar, mahremiyetlerinin olmasından şikayet ediyor bazıları ise sıkıntılarını basın yoluyla aktarıyor. Bazı basın mensupları sanatçıların sırlarını, özel hayatlarını size anlatarak takdir kazandıklarını zannediyorlar ama bu yaptıkları gazeteciliğin ayağına sıkmak. İnsanların güvenini kaybetmenizi sağlıyor.
Biz röportaj yaparken kişilerin özellerini kesinlikle yazı içerisine koymayız. Bizim için sanatçının güvenini kazanmak önemli. Oldukça hassas davranarak onları, ailelerini üzecek hiçbir şey yazmıyoruz. Yazdıklarımızı onların onayına sunuyoruz.
Bizim inancımız gereği gözünün görmediği, kulağının duymadığı şeyleri yazmıyorum. Onun için gazetemiz okunuyor, seviliyor.
Bizim derdimiz, ülkemize, bayrağımıza, yaşadığımız şehre, ilçeye, çevremizdekilere sahip çıkmak. Ziyaret edenlere güzel bir şehir göstermek. İyi esnafların olduğunu, birbirini kazıklayan değil hakkıyla çalışıp kazananların olduğunu göstermek.
Siyasi görüşü ne olursa olsun, inancı, mezhebi ne olursa olsun insanlara saygı duymayı ve onlarla konuşurken zenginliklerinden yararlanmayı istiyorum. Onun için tecrübeli iş adamlarının ve sanatçıların başarılarını sayfamızda okuyucularımızla paylaşıyoruz. İnsanlara yol göstermeye ve gençlerin ayağına taş değmesi için çalışmaya devam ediyorum.

Neden peki?
Kendimden örnek verirsem, kitaplarımı, dergilerimi, gazetemi insanlar okusun, beğensin, desteklesin, alkışlasın istiyorum dedim.
Diğer taraftan restoranda, yolda, sokakta iken özel hayatımda sevgi istiyorum.
Resimler, yazılar size farklı gelebilir. Yorumunuz bir başkası için çok özel olabilir, farklı olabilir. Okurken başka bir insanı okuduklarını unutmasınlar. Farklı düşünelim ama birbirimizi kırmayalım. Örneğin, bir kahvaltı masasının resmiyle ben bakın böyle ağırladık demek istersen bir başkası bu sofraya oturamayan nice insan var diye yaklaşabilir. Biz istiyoruz ki her insanı böyle sofralara taşıyalım. Her insan bu sofraları hak ediyor.
Sokakta insanlara, gençlere dokunmak, onları dinlemek, fikirlerini sayfama taşımak istiyorum. Düşüncülerini haberleştirerek herkese ulaşmasını sağlamaya çalışıyorum. Biz gazeteci olarak her insana hitap edebilmeliyiz. Belki bir konu, bir resim onlar için ilham kaynağı olabilir. Hiç kitap okumayana kitap sevdirebiliriz. Gazete okumayana gazete sevdirebiliriz. Toplantılarda, seminerlerde sıkıldığını söyleyenleri seminere alıştırdım mesela. 40 seminerimin hepsini dinleyen, sıkı takip eden kişiler gördüm.
Şunu da açıklığa kavuşturmak gerekir ki hayatım boyunca yapamayacağımı bildiğim şeyler için şikayet etmedim. Sahip olduğum her şeyi İstanbul verdi. Gazetecilik, yazarlık, yönetmenlik, reklamcılık, hepsini… Bu ülkenin bana verdiği fırsatlar için şükredip bunları geri ödemek için elimden geleni yapıyorum.

Yaşlanmak berbat bir şey
Birkaç hafta önce 58 yaşına girdiniz. Ömür boyunca spor yapan biri olduğunuzdan yaşlanmanın sizi çok fazla etkilemediğini düşünsem de sormadan edemeyeceğim. Fiziksel olarak nasıl hissediyorsunuz?
Bak işte bu konuda şikayet ediyorum. Yaşlanmak fiziksel açıdan berbat bir şey. Bana herkesten daha çok acı veriyor. Çünkü aynaya bakınca 7 defa yaş aldım. Vücudum artık aynı tepkileri vermiyor. Yaşıtlarıma göre iyi olsam da yaşlanmak konusunda iyi hissetmiyorum çünkü her gün spor yapsam da kas yapmakta zorlanıyorum.

Haftada kaç gün spor yapıyorsunuz?
Her gün sabah 5 ile 7 arasında yapıyorum. 1 saat koşu, 1 saat hareket yapıyorum.
Yaş almak konusunda şikayet etsem de iyi hissediyorum. Aslında sadece geriye bakınca zaman çok hızlı geldi geçti. Çocukken spor yapsaydım, daha iyi beslenseydim, daha çok okusaydım daha iyi olurdu diyorum. Okumayı ve spor sağlıklı beslenmeyi her gün yapın ki yaşlanmanın tadını çıkarın.

Hiçbir konuda yeteneğim yoktu
Benim en güçlü yanım iradem, başarı isteğim. Bir şeyi hayalimde canlandırırım sonra ama belirlerim. O amacın peşinden acımasızca giderim. Açık söylemek gerekirse hayatta hiçbir yeteneğim yoktu. Hiçbir şeyde çok iyi değilim ama hayalini kurduğum, amaç edindiğim konular üzerinde uzun uzun ders çalışarak, eğitim alarak bekledim, nadasa bıraktım. Zamanı geldiğinde de yaptım. Yolda kendimi geliştirdim, öğrendim, çaba harcadım, alın teri döktüm. Şimdi geldiğim nokta bu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM